Tarih: Pzr Şub 03, 2008 1:59 am Mesaj konusu: Türban konusu ve dini inanış
Kayıt: 05 May 2007 Mesajlar: 18
turban son bikac ayda turkiyenin gondemini inanılmaz meskul eden konu niye ztn yıllarca konusuldu ama simdi turbanın ilk evresini yaptılar univ. serbest bıraktılar bence yapılması gereken bir olaydı ama coook erken oldu Turkıyenin egitim ve sosyal duzeyi bunu kaldırcak durumda degil turban univ. yasak oldugu zmnda bile ztn olan gruplasma bunu anadoluda oıkuyan arkadaslarınmız bilirler ztn oldugunu turbanlı giris oldugunda iyice bellirginlermicekmi milliyetçilller ve dinciler iyice birbirlerini sokmanın ne anlamı var ak parti bu konuları onumuze getirirken neyi hedefledi benimbille dusundugumu bu konuları yuksek burakatlar ve ulkeyi yonetenler dusunemiyomu tabiki dusunduler peki niye ozellikle ulkenin kaderini degistirebilecek anayasa cıkarken yazılırken gozler tamem turbana cevrildi dikkatimizi baska bir yere vermemiz gerekmiyo bu kadar tartısılmamalıydı bu turban nedir bunların derdi simdi bunu univ. sokarak ne hedefleniyo niye bu halk
1 METRELİK BEZ PARÇASININ PESİNİN TAKILIYO BU ONU TAKSAN NE OLUR TAKMASIAN NE OPLUR
bu soruyu sordugum herkez kuranda yazı takılması lazım onu o kadar koruyosunda kuranda yoksulla yardım etmek yazmıyonmu komsun ac ken sen tok yatmıcak sın demiyomu klardesim bunlarıda yapın o zmn ne oo kuranı kerimin istedigin bolumu al istemedigi alma kimse kusura bakmasında bu yemegin beyendigin bolumunu yiyip yeri kalanını cope atmak gibi olmuyomu simdi diyecek sinizki yapıyoruz ya kardesim yapmasıyımızı nerden biliyosun kaçınız bunu yercekten yapıyo peki bunu kendinize sorun o bez parcasını taklmayan musluman bayanlar ne dicez peki takanlar musluman dedik inançları geregi takıyolar dedik eyvallah takmayanlar inançsız cunku o yuzden yoksaz takarlarmıydı inanç o 1 metrelikl bez parcasıya olsaydı keske ama olmuyo iste kaplıda olsa acıkta olsa saçları insan ne ise oldur sizi bilmem ama ben bası kapalı olupta kusura bakmayın orospu olan cok kız tanıdım tanıyoprum hic supem yom tanıyacagımda yani o bez parçasını takmasınızda olur gelim bu ulkeyi kurtallalım her kez basını kapa baskısı yapmayalım icinde olan ztn kapanır yapıcak bir sey yok ama gercektewn inançı olanlar kapğansın sonra oteki arkadaslarımızda yanmasın dimi _________________ SADECE SİRA SANA GELİNCE KONUSAN DEGİL HER ZAMAN KONUSAN OLMAK İCİN
elektron
Tarih: Pzr Şub 03, 2008 6:05 pm Mesaj konusu:
Site Admin
Kayıt: 04 Nis 2007 Mesajlar: 162
Volkan biraz daha düzgün yaz şu yazıları Türk dilini katlettin.
Neyse mevzuya dönelim. Türban'ın bu denli sorun olması Türk tarihinde daha önce karşılaşılmış bir olay değildir. Türban'ın yasaklanması görüşlerini çokça bildiğimiz Kenan EVREN darbesinden sonra olmuştur.
Bu zamana kadarda buna karşı Türbanlı hanımların ses çıkaramayışı normaldir. Başı açık veya kapalı tüm kadınlarımız haklarını aramayı yeni yeni öğrenmeye başlamıştır.
Atatürkçülerin Türban'a karşı koyması beni şaşırtıyor çünkü Atatürk'ün türban'a örtünmeye din emirlerine karşı durmamıştır. Bakalım burada neler söylemiş örtünme hakkında ;
Bunun zamanı geldide geçiyor bile. Gittiğim gerek devletin gerekse özel eğitim kurslarında görüklerim şaşırtıcıydı. Çok zeki ve azimli okumak isteğiyle yanıp tutuşan kızlar tanımıştım. Açık öğretim okumalarını önerdiğim sırada 3 saat dahi olsa başörtülerini çıkarmayacak kadar dinlerine bağlıydılar. Bu ülke asırlardır baskıcılıktan kaybediyordu ve yine Kemalist statüko ülkeyi bu nur yüzlü ilim aşığı kızlarımızı okumaktan mahrum ederek yeni büyük bir kayıp vermiştir.
İkinci paragrafta birçok başörtüsü takıpta içi fesat olan kız tanıdığını söylemişsin. Bende tanıdım. Her ideolojinin içerisinde, her kesimde gerizekalı, cahil, yobaz bulmak mümkün. Biliyorum sinek küçük ama miğde bulandırır. Fakat sinek kaçınılmaz. Koca müslüman aleminde olacaktır elbet mide bulandırıcı yaşamlar. Diğerlerinde olduğu gibi...
Dünde bir konuşmam geçmişti birisiyle. Tartışmamı yaptığım yerde beni sabetayist sanmış olabilirler. Adam şirketinde yaşadığı sorunlar için Yahudilere suç attı. Bende Yahudilerin ticarette ahlaklı ve dürüst olduklarını söyledim. Onlar Yahudi olabilir fakat yarım bir kültür olarak Yahudiliği benimseyip bir din olarak yaşamayanlar olabilir. Yahudileri bende sevmem elbet fakat adamın savında Yahudilerin tümünü ticaret ahlaksızlığıyla suçlamasıda hoşuma gitmemişti.
İşte gördüklerinde bunlar gibidir. Bak burada da Türban giydiği için Mecidiyeköy'de bir grup yozlaşmış Kemalist genç tarafından dövülen bir kız hakkında haber var.
Oysa Atatürk özgürlükçüydü neden böyle bir yozlaşıya sürüklendik sen düşün.
Kız kardeşim ve sülalemde ki birçok birey şu an örtünmemesine rağmen din'ine tam bir itimat göstermek isteyen herkesin özgürlüklerini savunuyorum. Gerek Yahudi, gerek Hristiyan, gerek Müslüman...
Özgürlük, bir insanın özgürlüğünün bittiği yerde diğerinin başlamasıdır. Kimsenin örtünmesi kimsenin başı açıklığına engel değildir ve kimsenin başı açıklığının kimseninde örtünmesine engel olmaması gerekir. _________________ Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
En son elektron tarafından Çrş Mar 12, 2008 10:08 am tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi
volkan
Tarih: Pzr Şub 03, 2008 8:23 pm Mesaj konusu:
Kayıt: 05 May 2007 Mesajlar: 18
yoo bence zaman yanlıs halla bu donemde once olabilirdi ama suanda dunya ve turkıyenın icinde bulundugu durum nedeni ile bu turban tartısmasına gerek ögormuyorum akp hukumeti turbanı tartısmak yerıne tum mesaillerini pkk yı son darbeyi vuracak cozumu dusunmekle gecirmelidirler ama simdi butun ust duzey akp yonetimi butgun mesaisini temposunu turban yasaklansınmı yasaklanmasınmı diye geciriyor iste ben tam olarak buna karsıyım yoksa bence turban takılmıs veya takılomamıs bunun bir fark yok tabi asırıya kacmayacaksa.
Benim tek korkum suanda daki turkiyenın univ. turbanı kaldıra bilirmi bu kadar yeri kafalı ogretim uyesi varken univ. de bence kaldıramıya bilir ve bir cok egleme rastlıya biliriz
En buyuk cekincem ise ogretim uyesi olan prof.ların bası kapalı kızlarımıza ders vermemleri ki bu esittir kaos olacak ve bu en cokta pkk isine yarıyacak bitmek uzer olan hainler topluyu toparlanma zmn bulacak
Kimse bası kapalı olan bayanların hepsine icinde fesat oldugu sogleyemez ama kapananlar baslarına gelecgi ztn bilmiyolarmıydı
İste bu nedenlerde oturu zmn yanlıs oldugu kanittindeyim.
Yani kısacası daha onemli olan bir konu varken uzerinde cok tartısılacak ve devletın cok uzun bir zmn vaktini alıcak bu konu yanlıs zmnda cıkarırıdı
Demissinki 3 saatligine bile basını acmaycaak kadar dindarlar kusura bakma ben bu konuda senle aynı fikirde degilim bu o sahısların tamam dusunce tarsındaki yerilikten ibaret bunda onu yetistirn aile bireylerinde sucu var cunku sacın acık olması onlara fesatlık anlamını ogretmislerki bu kotu birsey allah kuranda basını kapatmayı emretmiş dogrudur ama sadece bası kapatıp dindar olunmaz bendiyorum maden o kadar dindarsın islammı tam yasa ailesi maden o kadar dindar tam yasısınlar isalamı harama el uzatmasınlar baskasınınkızına bakmasınlari. _________________ SADECE SİRA SANA GELİNCE KONUSAN DEGİL HER ZAMAN KONUSAN OLMAK İCİN
elektron
Tarih: Pzr Şub 03, 2008 10:11 pm Mesaj konusu:
Site Admin
Kayıt: 04 Nis 2007 Mesajlar: 162
Siyaset halkın meseleleriyle ilgilenir. PKK sorunu var fakat tüm siyaset'i sabah akşam PKK konuşarak meşgul etmek ülkenin diğer sorunlarına sessiz kalıp kaos'u tetiklemektir. Zaten siyasiler değil askeriye ilgileniyor PKK ile. Periyodik olarak Milli Güvenlik toplantıları yapılıp siyasiler ve askerler PKK'ya karşı neler yapılması gerektiğini ve güvenlik problemlerini tartışıp belirli zaman içerisinde çözümlerini koyuyor ortaya.
Başörtüsü özgürlüğüde yapılsında çıksın artık aradan bu muhabbet ki hiç kimse bu siyasetine alet etmesin. Kanayan bir yara oldu başörtüsü yüzünden eğitim hakkının elden alınması.
Biliyorum asırlardır süren baskıcı zihniyeti ve az önce rektörlerin başörtülü öğrencilere kötü not vereceğine dair protestolarının haberini okuyunca bir yorum yapmıştım. Atatürk yerinden kalksa utanır sizden dedim. Asırlardır baskıcı zihniyetten kurtulmaya çalıştık. Baskıcılık ne islama fayda getirir ne diğer ideolojilere. Şimdi her bakımdan baskıcılığa karşı olan bir devlet adamının eğitim kurumlarında ki rektörler ne kadar hayret ile bakılacak hale düştüler. Yinede zamanla bu sorunlarda çözülecektir inşallah. Bunda hiç şüphem yok. Çünkü milletimiz her problemin üstesinden gelmesini bildi. Ve işin güzel yanı şu ki artık dindar kesimin haklarının elinden alınmaya çalışılması çok zor olucak. Çünkü onlarda bilinçlendi ve haklarını savunmanın demokratik yollarını iyi bir şekilde öğrendi.
Demokrasi, özgürlük, eğitim. Refah ve sulh içinde yaşamanın 3 temel direği.
"Bir ulus, eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş alanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferler kalıcı sonuçlar veremez. " - Kemal ATATÜRK - _________________ Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
volkan
Tarih: Pts Şub 04, 2008 10:10 pm Mesaj konusu:
Kayıt: 05 May 2007 Mesajlar: 18
Zannedersem Turkiye uzerinde bazı oyunlar dondugunden hepimiz hem fikirizdir.
simdi bas ortusu sorunu ulke gundemi ne zmndır mesgul ediyor yaklasık 1,5-2 ay kadar bu surede
belki bazılarınız fark etmedigi belki edipte cok fazla onemsemedigi bir krizin uzundan dondu dunya borsaları
abd borsası fed az daha iflas edecekti ki bu turkiye borsasını yok edersi 2000 deki kriz ruzgar gibi kalırdı
yanında ulke ekonomisi bu krizden cok az bir yara alarak cıktıki cok sanslıyız ben hukumetin bu konuda bir onlem
aldıgına inanmıyorum cunklu turbana kilitlenmislerdi aldıkları onlemlerde o kadar ciddi degildi dua edelimmi microsoft
bilindigi gibi yahooya 44.6 milyon dolarlık teklifi yaptı yoksa bu kriz dahada buyucekti
pkk askerin isi demissin yanlış sanlı ordumuz pkk ile 22 senedir zaten ugrasıyor ve son zmnlarda yapılar buyuk harekatler
pkk askeri yonden yapılabilecek cogu seyi yaptı simdi ev donus yasına bir kac ekleme yapıpta daga kartlar atıp gelin
teslim olun demekle bu ppk sorunu cozülmez sadece toplanmak için geri cekillirleraynı apo denilen terör basının
yakalanmasından sonraki gibi odenmde herkez pkk bittik artık dedi dedik ama pkk abd ırak girmesi ile mevzut silah
gucu yukseltti ve bitmedigini herkeze kanıtladı simdi yılanın bası belli kandilde ben demiyorum kandile ordumuzu
gonderim 1 kişi icin bircok serefli insanımızı kaybedelim oraya cıkıs keselim devlet ztn mevzut olan dogu yatırım
avantajlarını biraz daha artıla bilirdigi olcude artır gecenlerde istanbul dısına 2 yeni organize sanayi bolgesi
yapılşacagını duydum bunlarda en az birisin oraya yapmayı dusun bunun gibi onlemler uzerinde calısa bilirler ztn
turban su olay cıkmasaydı 3-4 sene icinde kendiliginden cozulecekti bu kaosa gerek kalmıcaktı.
gecenlerde bir haber duydum bir turbanlı kızımız doktor olmak istiyomus ama ben dinim geregi tubanımı cıkartmam
diyo bu kız univ. bitirdi doktor olduı diyelim ee ona o turbanın cıkartmamısını ogreten zihniyet erkek hastalarda
bakmasını ogretmedimi sanıyosunuz iste ugur en buyuk kaos o zmn cıkar halk iste o zmn bir birine sokucaklar ben
bunu istemiyorum birazdaha gecsinki turkıyedeki halk dunyanın artık degistigini daha ii kavrasın _________________ SADECE SİRA SANA GELİNCE KONUSAN DEGİL HER ZAMAN KONUSAN OLMAK İCİN
elektron
Tarih: Sal Şub 05, 2008 4:21 am Mesaj konusu:
Site Admin
Kayıt: 04 Nis 2007 Mesajlar: 162
volkan yazmış:
gecenlerde bir haber duydum bir turbanlı kızımız doktor olmak istiyomus ama ben dinim geregi tubanımı cıkartmam diyo bu kız univ. bitirdi doktor olduı diyelim ee ona o turbanın cıkartmamısını ogreten zihniyet erkek hastalarda bakmasını ogretmedimi
Şimdi Türban başka Türbanlı kızın erkek hastaya bakmam demesi başka.
Hem islami kaideler bir yana ahlaki değerlerin korunması için erkek hastaya eğer problem avret'e ilişkin ise öncelikli olarak erkek doktorun bakması gerekir. Örneğin Allah korusun idrar yollarına sondaj takılacak. Bunu bir kadın doktor zorunlu olmadıkça yani bir erkek doktor bulunmayıp acilen yapılması gerekmedikçe yapmamalı. İslami kurallara görede bu böyledir.
Sonra misal ki evlensen ve eşin doğuma gitse kadın ebeyi mi tercih edersin erkek ebeyi mi ?
Bir kadın bunu söylememin nedenini anlamaz fakat bir erkek avrete baktığı anda aklına ne kadar pislik varsa geldiğini bilirsin. Bu doktor olsun çöpçü olsun erkek her yerde erkektir.
Sorun şu ki Türkiyede büyük bir eğitim eksikliği var. Bu eğitim uçurumu sadece Matematik, Fizik, İlkokul, Lise'de değil Din eğitiminde de ağırlıklı olarak kendini gösteriyor. Hatırlarsın Din öğretmenlerimiz sürekli dua ezberletir dururdu. Sadece okul kitabını okurduk kime hangi konu düşüyorsa ve diğer konularıda dinlemezdik çoğumuz. Çokça gördüm din öğretmenlerimin derste uyuduğunu, bulmaca çözdüğünü.
İşte halkın dini bilgileri oradan buradan ailelerinden öğrendikleriyle gelişti ancak. Bir çok insan manevi eksikliğini doldurmak için cemaatler ve tarikatlara katıldı. Din bilgisi yarım yamalak olanlar ise bilginin tıkandığı yerde ideolojik çalkantılar yaşadılar veya baskıcılığı tercih ettiler veya din'e uymasına rağmen yapması gerekenleri dinime uymuyor diyerek bıraktılar. En kötüsü ise çoğu dinden uzaklaştı ve yozlaşmaya yüz tuttu.
Şu ülkede ki eğitim sorununu ve bir yanda bu güzel halkı düşündükçe içim kan ağlıyor yemin ederim. Eğitimden daha ciddi sorunumuz yok. Bıraksınlar okusun okumak isteyen özgürce. Türbanlıların okuyacak olmaları beni sevindiriyor. Hem onlar açısından hemde ülke açısından iyi olacak. Bugün üniversite öğrencileri gibi barlarda partilerde kendilerini kaybetmek yerine daha çalışkan daha azim ve gayret içerisinde dinamik bir nesil olacaklar. İşte bu beni sevindiriyor. _________________ Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
volkan
Tarih: Sal Şub 05, 2008 10:22 pm Mesaj konusu:
Kayıt: 05 May 2007 Mesajlar: 18
Şimdi Türban başka Türbanlı kızın erkek hastaya bakmam demesi başka.
Hem islami kaideler bir yana ahlaki değerlerin korunması için erkek hastaya eğer problem avret'e ilişkin ise öncelikli olarak erkek doktorun bakması gerekir. Örneğin Allah korusun idrar yollarına sondaj takılacak. Bunu bir kadın doktor zorunlu olmadıkça yani bir erkek doktor bulunmayıp acilen yapılması gerekmedikçe yapmamalı. İslami kurallara görede bu böyledir.
ben bunu demek istemedim daha masun girip nezle vs ile hastalıklardan bahsediyorum gere bir turbanlı bayan 3 saat icin sacını acmıyor bunu ifttinden kayıp sayıysa soglermisin bana erkek hastaya nasıl paksın.
Ki ztn kactane erkek idrar yolu proglemi icin kadın doktara tevdavi olmak isterki. simdi benim karsı cıktıgım sey okumayı cok istiyolar ama din geregi baslarını kapıyolarmıs ama ben bugun sogle bir yazı gordum buyrum huzurunuza sunuyorum
31 - Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
KİŞİSEL olarak ne başörtüsü ile ne de türban ile herhangi bir sorunum var. Ama örtünmeyle ilgili yalan, safsata ve hurafe yayanlarla kavgam var. Türbancılar, bu örtünme tarzının Kuran’ın tartışılmaz buyruğu olduğunu ileri sürüyorlar. Ama Azháb Sûresi’nin 59. ayeti; Nûr Sûresi’nin 30, 31 ve 60. áyetleri dışında Kuran’da bir başka hüküm yoktur ve türban şaklabanlığı Kutsal Kitap’da yer almamaktadır.
İKİYÜZLÜLER
Bunu öğrendiğim için: Faiz ve kredi kartının İslam’a aykırı olmasına karşın türbancılar tarafından kullanıldığını; türbancıların, İslám’a ters düşmesine karşın, Cumhuriyet’in yapı ve kurumlarına, yasalarına ve özellikle Devrim Yasaları’na uymak zorunda kaldıkları halde nasıl olup da dinden çıkmadıklarını soruyorum. Bu işte bir ikiyüzlülük var!
İkiyüzlülük sadece türbancılarda değil! İkiyüzlülüğün en tepesinde Kuran çevirmen ve yorumcuları bulunuyor. Bunun en çarpıcı kanıtını, Mustafa Sağ, "Evrensel Çağrı, Kur’an Meáli" (Final Pazarlama Yayını) çevirisine yazdığı önsöz ve açıklamalarda veriyor. Mustafa Sağ’a göre geleneksel çevirmen ve yorumcular Nûr Sûresi’nin 31. ayetini geleneğe uyarak ve birbirlerini taklit ederek yanlış çeviriyorlar. Müthiş bir iddia! Mustafa Sağ’ın açıklamasını olduğu gibi aktarıyorum.
HIMAR = ÖRTMEK
"Kuran ayetinde ’başörtüsü’ diye bir kelime geçmemektedir. Buna rağmen tüm Kuran tefsirlerinde ve çevirilerinde Kuran ayeti ’başörtüsü’ olarak çevrilmiştir. Halbuki ayette geçen "HIMAR’ kelimesi ’Baş örtmek’ anlamında değil, sadece ’örtmek’ anlamına gelmektedir. Eğer, herhangi bir şey örtülecek ise. O şeyin vurgulanması gerekir. Örneğin masa örtüsü derken, örtmek kelimesinin yanına masa kelimesinin gelmesi gibi, başörtüsü dendiği zaman da "örtmek" ("hımar") kelimesinin yanına "baş" ("re’s") kelimesinin ’hımarü-re’s’ şeklinde gelmesi gerekir. Ayetteki ’hımar’ (’örtü’) kelimesinin yanında geçen ve vurgulayan kelime ’cuyub’ kelimesidir ki, ’yaka’ veya ’göğüs’ anlamına gelir. Çünkü, aynı kelime ’cuyub’ bir başka ayette (28:32) Hz. Musa’nın ’göğsüne/koynuna elini soktuğu’ şeklinde geçer. Yani, ’cuyub’ kelimesi, ’hımar’ örtmek kelimesi ile kullanıldığı zaman ’bihumûrihinne ala cuyubihinne’ başını örtmek değil, ’göğsünün üzerini örtmek’ anlamına gelmektedir. Geleneksel tüm yorumcular, Kur’an ayetini bilimsel bakışla değil de, birbirlerini taklit edip, ’Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler’ diyerek ’Felyedribne’ fiilini de ’örtsünler’ diye tercüme etmişlerdir. Bu geleneksel yorumcular ’DaRaBe’ kökünden gelen bu kelimeyi burada, ’Başörtülerini örtsünler’ derken, bir başka yerde aynı ’DaRaBe’ kelimesini ’Kadınları DÖVÜN’ (Bak. 4:34) diye çevirmişlerdir. Özetle, Kuran’ın orijinal ayeti tüm açıklığı ile ortadayken, elverişli bir siyasal kullanım malzemesi olarak, sürekli gündemde tutulan başörtüsü, Kuran’ın değil, geleneklerin, kişisel görüşlerin dinleşmesinden kaynaklanmaktadır." (S. 373)
GERİSİ ALİMLERİN İŞİ
Mustafa Sağ’ın iddialarını Arapçadan denetleyecek durumda değilim. Ancak Nûr Sûresi’nin 31. áyetinin Fransızca ve İngilizce çevirileri onun iddialarını desteklemektedir.
Ben bu çok önemli iddiayı sütunuma aktararak kamusal-toplumsal görevimi yerine getiriyorum. Gerisi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve İslam alimlerinin işi!..
bana ztn sacma gelen basortmek ilgili ayette bogle bir olay gerceklesmis olabilir cunku bu milletin kanında uyusukluk yatıyo _________________ SADECE SİRA SANA GELİNCE KONUSAN DEGİL HER ZAMAN KONUSAN OLMAK İCİN
Erkek hastaya bakmaması konusunda yorumumu ayrıntılı olarak önceki mesajımda yazdım. Din'i konuda böyle bir problem yok ve eğer bakmak istemiyorsa bu onun kendi şahsi isteği olup işe alınacağı yer kabul ederse alınır etmezse alınmaz. Eğer iş bulamazsa koca bekler.
Bunu geçtik diğer konuda öncelikle kendi yorumumu katıyorum ve sonra olayı Kuran üzerinde inceleyen uzmanından yani Hayrettin KAHRAMAN'ın yazısından cevaplıyorum.
Gönderdiğin yazı Hürriyet gazetesinde tanındık solcu bir kalemden çıkmaktadır. Yazarın adı Özdemir İNCE'dir ve bu alanda uzmanlığı yoktur.
Yazının içerisinde Türbancılar diye enteresan bir tabir kullanıp faiz yediklerinden bahsetmiş. Hangi delillere dayanarak bunu söylemiş tartışılır fakat kastettiği dindar müslümanlar ise koskoca İngiltere hükümeti'nin müslümanlar için faizsiz bankacılığa yeni bir sistem getirmesi ve müslüman ülkelerinde birçok faizsiz banka bulunması ki ülkemizde de örnek olarak Albaraka Türk'ü verebiliriz bu tez'e güçlü bir anti-tez oluşturur. Ben ve tanıdığım birçok türbanlı kızda faiz'e elini sürmediğini göz önüne alırsak gördüğüm kadarıyla birileri samanlıktan iğne çıkarmayı başarıyor veya palavra sıkmayı iyi beceriyor.
Hem zaten Türban takanlar için tam olarak din'i sorumluluklarını yerine getirsin sonra Türban taksın diye birşeyde söylenemez. Türban takılır dini sorumluluklar yerine getirilmeye çalışılır. Yoksa şunu yapsın bunu yapsın sonra serbest diyemeyiz.
Yüzlerce hadis-i şerif'te de geçen türban konusunun Kuran'da belli çevrelerce yapılan kelime saptırmasına karşın Hayrettin KAHRAMAN'ın yazısını da direkmen paylaşıyorum;
Hayli zaman önce bir ilahiyatçı ile “İslam'da başörtüsünün hükmü” konusunu yazışarak tartışmıştık. Bu tartışmayı olduğu gibi “İslam'da kadın ve Aile” isimli (Ensar yayınlarından) kitabıma aldım. Geniş bilgi almak isteyenlere tavsiye ederim.
“Kur'an'da geçen hımâr kelimesi yalnızca örtü manasına gelir, başörtüsü manasına gelmez” diyenler kesinlikle yanılıyorlar. Çünkü bu kelimenin kökünde “örtme, karışma, yaklaşma” gibi manalar varsa da, kökten alınmış farklı kelimelerin (şekillerin) de farklı manaları vardır. Mesela aynı kökten gelen “hamr”, şarap, “hamîr”, hamur mayası, “humâr” akşamdan kalma hali manalarına gelir. Tartışma konumuz olan “hımâr” da başörtüsü ve vücudun bütününü örten örtü manalarında kullanılmıştır. Bu mananın delillerine gelince:
1. Hz. Peygamber zamanından bu güne kadar “hımâr”a bu mana verilmiş ve uygulama da bu manaya göre olmuştur.
2. İbn Manzûr, Fîrûzâbâdî gibi kaynak luğatçıların eserlerinde kelimeye “başörtüsü” manası verilmiştir.
3. Taberî, Zemahşerî gibi kaynak tefsirlerin tamamında hımâr kelimesinin manasının başörtüsü olduğu kaydedilmiştir.
4. M. Esed'in İngilizce ve M. Hamidullah'ın Fransızca çevirilerinde de kelimeye verilen mana “başörtüsü”dür.
Hasılı Kur'an'da başörtüsünün bulunduğuna dair deliller güçlü ve çok, bulunmadığına dair delil ise yoktur.
Birinci yazım üzerine ABD'de yaşayan Edip Yüksel'den bir mail aldım. Sayın Yüksel bu mektubunda uzun uzadıya dert yanarak, sayın İnce'nin yazısında sözü edilen mealin kendisine (E.Yüksel'e) ait olduğunu, M. Sağ'ın haksız olarak bu meali kendisine mal ettiğini anlatıyor. Bu alma, çalma meselesini incelemek bizim işimiz değil, ama böyle bir iddianın bulunduğunu da yazmam gerekirdi, yazdım.
Adı geçen meal kime ait olursa olsun, Nur suresinde geçen “hımâr” kelimesine “başörtüsü değildir demenin” yanlış olduğunu yukarıda açıklamış oldum.
Başını örten Müslüman kadınlarımız ve kızlarımız, güvendikleri alimlerin tefsir, meal ve açıklamalarına dayanarak örtünüyorlar. Marjinal görüşlere itimat etmedikleri için onları kınamak, yakışıksız sözler söylemek yalnızca bağnazlık, tahammülsüzlük ve edepsizliktir vesselam.
HAYRETTİN KARAMAN
_________________ Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
volkan
Tarih: Prş Şub 07, 2008 8:20 pm Mesaj konusu:
Kayıt: 05 May 2007 Mesajlar: 18
dikkat ederseniz harrettin kahraman bey
''1. Hz. Peygamber zamanından bu güne kadar “hımâr”a bu mana verilmiş ve uygulama da bu manaya göre olmuştur''
man verirmis tirdemis ki burda bu kisilarin alim olması profesyonek cevirici oldugu anlamina gelmez alimler dinin gereklerini yerine yetiren ve uygulayan kisilerdir cevirmen degil bu konuya acıklık yetirelim yani cevirleri yanlıslık arz edebilir ki kerkezin dini kapanmayı emrettigini dusundugunu biliyoruz o zmn cokca anlama gelen 'hımar' sozcugu bu anlamada soglenmıs olabilme olasalıgıda vardır yani bu konu o sözcugun cumle icinde kullanılısına gore degismezmi ondan bu konuya sadece dindar kesimmin acıklamalarıyla yaklasmamak lazım yoksa hepimizin kapanması lazım.
faize gelince hepsi denmemistir bır kısmı diye soz edilmistir dikkatini cekelim ki cok ii biliyosunki bir kısmın sozde dindar gorunen kisiler faizinden tefeciliyine varana kadar bir cok olaylara karısmıs ver karısıyorlardır
Başını örten Müslüman kadınlarımız ve kızlarımız, güvendikleri alimlerin tefsir, meal ve açıklamalarına dayanarak örtünüyorlar. Marjinal görüşlere itimat etmedikleri için onları kınamak, yakışıksız sözler söylemek yalnızca bağnazlık, tahammülsüzlük ve edepsizliktir vesselam.
HAYRETTİN KARAMAN beyin bu yazısındada gordugumuz gibi alimler denmistir alimlerin cevrmen olmadıgını hepimiz biliyoruz yani bu konu cevirme konusu konusunda uzman cevirmenlerce incelenmelidir baskı altında tutulmadan _________________ SADECE SİRA SANA GELİNCE KONUSAN DEGİL HER ZAMAN KONUSAN OLMAK İCİN
elektron
Tarih: Cum Şub 08, 2008 12:21 am Mesaj konusu:
Site Admin
Kayıt: 04 Nis 2007 Mesajlar: 162
Alim olmak ve dini hüküm vermek için 7 fıkıh bilgisine sahip olmak Kuran dilini bilmek Kütüb-i Sitte'yi bilmek gibi zorunluluklar vardır. Bu hadisle belirlenmiştir.
Dindar kesimin açıklamaları diye birşey yok. Dinsiz'e din verirsen zevkine göre değiştirmeye çalışır. Medya hoca hotelde porno izlediği öğrenilince gidip bir iki defadan birşey olmaz diye vaaz verdi. Birşey olup olmayacağını 5 yaşında çocuk bile bilirken bu adam keyfine göre vaaz veriyor. Birilerinin maşası olduğunun farkındasındır umarım.
Hımar sözcüğü olasılıklar içerisinde değerlendirmeyi bir yana atmalıyız. Eğer gerçekleri görmek yerine olasılıklara bakarsak işimiz yaş.
Hımar kelimesine başörtüsü verilmiştir. İlk şıkta Alimler demiyor. Bir milletin dilinin geçirdiği evreleri eski dilleri nasıl öğreniyorlar ? Tabiki o tarihlerde yazılan şiirler, edebi ve siyasi bilgiler sayesinde.
Onu geçtik Kurandan sonra en güçlü dini kaynak olan Kütüb-i Sitte içerisinde onlarca hadis bulabilirsin başörtüsüne ilişkin.
1- “Şüphe yok ki ALLAH, Ademoğluna zinadan payını yazdı (yani onun kendi iradesini kullanarak işleyeceği zina türünü levh-i mahfuz’da belirtti, diğer bir yoruma göre şehvet sevgisini onun fıtratına yerleştirdi). Artık Ademoğlu yazılan payına kesinlikle ulaşır. Gözlerin zinası (şehvetle) bakmak, dilin zinası (haramı) konuşmaktır. Nefis de (zinayı) temenni edip şehvetlenir ve nihayet ilgili organ bunların ortak isteklerini yerine getirmek suretiyle onları tasdik eder ve arzularını gerçekleştirmekten imtina etmekle onları tekzib eder.”10 buyurur.
2- Ashabdan Cerir bin Abdullah el-Becelî (r.a)’den: Şöyle demiştir: “Ben Rasûlüllah (s.a.v)’e (harama) ani bakışın hükmünü sordum. O, bana, gözümü başka yöne çevirmemi emretti”.11
3- “Ey Ali! Harama (tesadüfen) bakışın ardından (kasıtlı) olarak tekrar bakma; çünkü, şüphesiz (tesadüfen olan) birincisi sana (muaf)tır ve (kasıtlı olan) sonuncusu sana muaf değildir”.12
4- Hz. Âişe (r.a) “ALLAH ilk muhacir kadınlara rahmet eyleye! ALLAH “Mü’min kadınlar başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” ayetini indirince onlar eteklerinden (bir rivayette en kalın olanı) kesip onunla başlarını örttüler.” der.13
5- Hz. Âişe (r.a) bir gün ensar kadınlarından sitayişle bahsederken buna benzer bir ifade ile başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.14
6- Hz. Âişe (r.a) şöyle demiştir: “Ebû Bekr (r.a)’ın kızı Esmâ (ki Âişe validemizin ablasıdır) ince bir elbise ile örtülü olarak Rasûlüllah (s.a.v’in) huzuruna girdi. Rasûlüllah (s.a.v) ondan yüzünü çevirdi ve kendi mübarek yüzünü ve ellerini işaret ederek; “Ey Esmâ! Kadın erginlik çağına ulaşınca vücudunun şurası ve burası dışında kalan yerlerinin görülmesi (gösterilmesi) caiz değildir.” buyurdu.15
7- Yine Hz. Âişe (r.a)’den: Şöyle demiştir: “Rasûlüllah (s.a.v) bileklerinin dört parmak yukarısını işaret ederek “ALLAH’a ve ahiret gününe inanan bir kadın ergenlik çağına varınca yüzü ve şuraya kadar elleri dışında herhangi bir yerini açması helâl değildir!” buyurdu.16
8- Ebû Hureyre (r.a)’den: Şöyle demiştir: “Rasûlüllah (s.a.v) “Ateş ehlinden olup, görmediğim iki sınıf insan var: (Birisi) yanlarında bulunan sığır kuyruklarına benzer kamçılarla insanları döğen (işkence yapan) bir kavimdir. (Diğeri) giyinik, çıplak birtakım kadınlardır...”17 buyurdu
Şimdi kelimenin kökü aslında böyledir tezi komple çökmüş oluyor. Biliyorsun ben bir miktar Arapça eğitimide aldım ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Okuduğun yazıları sorgusuz kabul etme. Bahsettiğin yazının bir benzeriyle ben 3 sene önce karşılaştım. Gerçekten böyle midir diye sorguladım ve ne kendi incelemelerim ne de meydanda ki sentezler bunun doğruluğuna bir cevap getiremiyordu...
Anlayacağın o ki Türban'a ilişkin konular dini bakımdan doğrudur fakat belirli çevreler bunu dejenere etmek için var gücüyle uğraşmaktadır. Bir kadın kafasını örtünce ne oluyor sorusunu soruyor olman doğal. Bende sordum ve sosyolojik açıdan farkettiklerimi kısaca şöyle özetleyeyim.
Öncelikle bilirsin belli bir dönemde başörtüsü takan orospuları ekrana çıkararak kitleler etkilenmeye çalışıldı ve farkında mısın bilmiyorum ama halkın dini değerlerini bırakması için psikolojik çalışmalar oldu ve olmaya devam ediyor. Dikkat ettin mi bilmiyorum Hababam sınıfında bütün salak taklidi yapanların isimleri Recep, Ramazan, Şaban'dı. Bizim için kutsal 3 mübarek ay ! Bunun gibi pek çok şeyi farkedebilirsin.
Bunlar bir yana konumuza dönersek psikolojik açıdan kadınlar başörtüsüyle kendilerini daha güvende hissediyor. Şahsen bende açıkça belirtmek gerekirse türbanlı kızları namusuna bağlı ve asil görürüyorum. Bunu kendim ideolojik veya dini değerlerimden ötürü değil psikolojik olarak böyle görüyorum. Elbet birçok içi fena dışı kapalı kadın bende gördüm. Bu aynı savaşan Türkler ve kaçan Türkler arasında ki fark gibidir. Büyük Türk savaşlarının yaşandığı ve saf Türk ırklarının olduğu dönemlerden bahsediyorum. Aynı kan'a sahipler fakat birileri kaçıyor birileri savaşıyor. Sonuçta savaşanlar kazanıyor çünkü kazanacaklarına gerçekten inanıyorlar ! İşte bu ayrımda ki gibi Türbanlı namusluları ve Türbanlı namussuzlarıda ayırabilirsin. Aynı şekilde örtünüyorlar fakat birileri nefsiyle savaşıyor birileri kaçıyor. Savaşanlar çokça kazanıyor çünkü kazanacaklarına gerçekten inanıyor !
Bir söz vardır duydun mu bilmiyorum "En büyük cihat nefs ile olandır".
Başörtüsü takılmanın sosyolojik açıdan kadınların farkında olmadığı bir kaç nedeni daha var. Hadislerde ve bilimsel çalışmalarda kadınların erkeklerden çok daha fazla şehvet sahibi olduğu yazıyor. Bir kadının içinden geçen herhangi bir vesveseye karşı en iyi silahlarından birisidir Başında ki örtü. O kadına konumunu hatırlatır. Yine bir söz vardır "kulluğum saltanatımdır" diye...
Sonra örneğin kadınların saçları uzun olduğu için daha çabuk yıpranıp dökülür. Bak bende saçlarımı yıpranıp dökülmeye başlamasından ötürü kestirdim. Sırtımda ve evin her yanında saçlarımı buluyordum. İki yumurta kırsam içinden saç çıkıyordu.
Kadınların arasında ki enteresan saç muhabbetlerinide işin içine katalım. Saç şekli yarıştırıyoruz.
- Ay Selam saçlarına gölge çok yakışmış
- Ne gölgesi ya boyum kısa olduğu için gölge yakışmıyor bana
- Ya evet aslında şöyle röfle yaptırsan hiç fena olmazdı
Peh.
Daha birçok neden var. bilmediğimiz kimbilir ne kadar nedenler vardırda farkında değilizdir Kuran-ı Kerimle ilgili çoğu şeyin yeni farkına vardığımız gibi...
Almanyada yapılan bir araştırmayı seninle ve bu yazıları takip edenlerle paylaşıyorum. Araştırma sonuçları ortada.
Almanya'da yaşayan Türklerle ilgili Konrad-Adenauer Vakfı tarafından bir anket yapıldı. Ankette Türk kadınlarına "Neden başartösü takıyorsunuz?" sorusu yöneltildi. Verilen yanıtlar, başörtüsünün siyasi değil dini nedenlerle takıldığını ortaya koydu.
Ankete katılanların yüzde 97’si Müslüman kadınların basörtüsü takmasını dini bir görev olarak görüyor. Başörtüsü ile kendine güven kazandığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 87'yi buluyor.
Almanya'da yaşayan Türk kadını, başörtüsünün zorunluluk haline getirilmesine ise karşı. Buna destek verenlerin oranı sadece yüzde 10 civarında.
BABA DEĞİL ANNE ETKİLİ
Araştırma başörtüsünün ailedeki erkeklerin baskısı ile takıldığı yönündeki yaygın kanıyı da yıkıyor. Kadınlarin, başörtüsü takmada en çok annelerinden etkilendikleri ortaya çıktı. Katılımcıların sadece dörtte biri babalarının baskısı ile başörtüsü taktıklarını ifade ediyorlar. Ailede başörtüsü konusundaki en az etkileyici kişiler ise erkek kardeş ile koca olarak gösterildi.
BÜTÜN AİLE KADINLARI BAŞÖRTÜLÜ
Başörtüsü kullanan katılımcıların ailelerindeki kadın fertlerinin hemen hemen tamamı basörtüsü takmakta. Kadınların büyük bir çoğunluğu, yani yüzde 85’i, basörtüsü takmayan kadınlarla da arkadaslık yapmakta. Sadece yüzde 13’ü, tüm kız arkadaslarının basörtüsü taktıklarını belirtiyor.
YAŞAM AMACINIZ NEDİR?
Katılımcı kadınların yüzde 95’i yasamlarının en önemli amacı olarak, inancını yasayabilmeyi görmektedir. Hatta bazı katılımcı kadınlar için din, uyumlu bir aile hayatından çok daha önemli kabul edilmektedir.
İşte "Yaşam amacınız nedir?" sorusuna verilen yanıtlar:
Kendi inancını yasamak 95
Uyumlu aile yasamı 93
Hacca gitmek 86
DEMOKRASİ TARAFTARI
Katılımcılara nasıl bir devlet düzeninde yaşamak istedikleri sorusu da yöneltildi. Kadınların yüzde 90'ı hükümetin halk tarafından seçilmesi gerektiğini söyledi.
Son olarak İran'da yapılan ve bugün medyada duyulan yürüyüşü paylaşıyor ve kendi açımdan konuyu kapatıyor yeni ufuklara yelken açıyorum
İran'da bir grup kız öğrenci, 'güzel örtünme'ye destek için sessiz yürüyüş yaptı.
Başkent Tahran'ın Veli Asr meydanında toplanan yaklaşık iki bin ortaokul ve lise öğrencisi, bazı afiş ve pankartlar taşıyarak, buradan cuma namazının kılındığı Tahran Üniversitesi'ne kadar sessizce yürüdü.
Tahran Talim ve Terbiye Kurumu'nca düzenlenen yürüyüş sırasında öğrenciler, Farsça ve İngilizce yazılı pankartlar taşıdı.
Kız öğrenciler tarafından taşınan pankartlarda şu solganlar yer aldı:
* "Örtü muhafazadır, kısıtlama değil"
* "Çador (kara çarşaf), en iyi örtüdür"
* "Güzelliğin zekatı, iffet ve namusu korumaktır"
* "Başörtüsü ruhu temizler"
* "Örtü, namusun muhafazasıdır"
* "Örtülü kadın, sedefteki inci gibidir"
* "Allah, haya sahibi olanları ve örtünenleri sever"
* "Örtünme, Allah'ın yeryüzündeki meleklere (kadınlar) bir lütfudur"
* "Örtünme kadının süsüdür"
Tahran Talim ve Terbiye Kurumu Müdür Yardımcısı Mustafa Attaran, yürüyüşü, İslam devriminin 11 Şubat'ta yapılacak 29'uncu yıldönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlediklerini söyledi.
"İslam devrimi değerlerinin nesilden nesile aktarıldığını" kaydeden Attaran, "Biz, yeni neslin de devrimin değerlerine bağlı olduğunu göstermek istedik" diye konuştu.
"Yürüyüşün Türkiye ile ilgisi yok"
Attaran, düzenledikleri yürüyüşün Türkiye'deki başörtüsü tartışmalarıyla ilgisi bulunmadığını da vurguladı.
Katılımcı bütün öğrencilerin kara çarşaflı olduğu yürüyüşte taşınan pankartlarda da Türkiye'ye ilişkin ifadelerin yer almadığı gözlendi.
Örtünmenin zorunlu olduğu İran'da, son yıllarda genç kızlar başlarını, saçlarını gösterecek şekilde örtme ve daha modern giyinmeye ilgi gösteriyor. Bunu "kötü örtünme" olarak nitelendiren muhafazakarlar, hükümetten bu şekilde giyinenlere engel olmasını istiyor.
Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın göreve gelmesinden sonra kadınlara yönelik kılık-kıyafet baskısı artmış, ahlak polisi, "düzgün giyinmeyenlere" yönelik operasyonlar düzenlemişti. _________________ Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
Gülsüm
Tarih: Pts Mar 03, 2008 2:31 am Mesaj konusu:
Kayıt: 03 Hzr 2007 Mesajlar: 9
Tesettürlü bir hanım olarak ben, elektron'un yazdıklarına ekleyecek birşey bulamıyorum. Bu bir siyasi simge veya başka birşey değil yüce Allah'ın bir emridir. Başımızı ve bedenimizi örtmek Atatürk'ün de dediği gibi bize o fazilet'i hissini veriyor ve bizde bu faziletimizi korumaya çalışıyoruz. Bunların verdiği farklı bir huzur var ve tesettürümüzü seviyoruz. Orada Necip Fazıl'ın ifade edişi gibi Maraşta başlayan İstiklal savaşı celallenişinin ruhuna tükürüyorsunuz.
Ben daha başka birşey yazmayacağım bu konuda. _________________ Ey yirminci asrın ablak yüzlü fezâ pilotu !
Buldun mu ay yüzeyinde ölüme çâre otu !
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız