Giriş
Kayıt
SSS
Arama
Üye Listesi
Kullanıcı Grupları
BilimNET Forum Ana Sayfa
»
Edebiyat - Ustalardan
» Necip Fazıl KISAKÜREK - Çile
«
Önceki başlık
::
Sonraki başlık
»
Yazar
Mesaj
elektron
Tarih: Sal Mar 18, 2008 12:29 am
Mesaj konusu: Necip Fazıl KISAKÜREK - Çile
Site Admin
Kayıt: 04 Nis 2007
Mesajlar: 162
Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...
Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı
Ateşten zehrini tattım bu okun,
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,
Kustum, öz ağzımdan kafatasımı
Bir bardak su gibi çalkalandı dünya;
Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
Al sana hakikat, al sana rüya!
İşte akıllılık, işte sarhoşluk!
Ensemin örsünde bir demir balyoz,
Kapandım yatağa son çare diye.
Bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
Yepyeni bir dünya etti hediye
Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
Makâni bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor,
Bütün bir insanlık yalana teslim.
Nesin sen, hakikat olsan da çekil!
Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
Otursun yerine bende her şekil;
Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!
Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
Benliğim bir kazan ve aklım kepçe,
Deliler köyünden bir menzil aşkın,
Her fikir içimde bir çift kelepçe.
Niçin küçülüyor eşya uzakta?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
Zamanın raksı ne bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu ögrensem asıl?
Bir fikir ki sıcak yarad kezzap,
Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
Selam sana haşmetli azap;
Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.
Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
Ey yedinci gök, esrarını aç!
Annemin duası, düş de perde ol!
Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!
Uyku, katillerin bile çeşmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
Teselli pınarı, sabır memesi;
Size şerbet, bana kum dolu çanak.
Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet,
Sırrını ararken patlayan gülle?
Yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
Karınca sarayı, kupkuru kelle...
Akrep nokta nokta ruhumu sokmus,
Mevsimden mevsime girdim böylece.
Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
Fikir çilesinden büyük işkence.
Evet, her şey bende bir gizli düğüm;
Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
Yetişir çektiğim mesafelerden!
Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
Yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık.
Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
Tutuyor önümde bir mavi ışık.
Büyücü, büyücü ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman, nedir inimde?
Camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
Bir zehir kıymak gibi, beynimde.
Lugat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım, tutun elimden;
Aynalar söyleyin bana, ben kimim?
Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
Belâ mimarının seçtiği arsa;
Hayattan mühacir; eşyadan öksüz?
Ben ki, toz kanatıi bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerrecigim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!
Ne yalanlarda var, ne hakikatta,
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
Boşuna gezmişim, yok tabiatta,
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.
Gece bir hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmis zamanın, hem geleceğin.
Açıl susam, açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde mavera dede.
Yandı sırça saray, ilahi yapı,
Binbir avizeyle uçsuz maddede.
Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
Içiçe mimari, içiçe benlik;
Bildim seni ey Rab, bilinmez bilinmez meşhur!
Nizam köpürüyor, med vakti deniz;
Nizam köpürüyor, ta çenemde su.
Suda bir gizli yol, pırılıtılı iz;
Suda ezel fikri, ebed duygusu.
Kaçır beni ahenk, al beni birlik;
Artık barınamam gölge varlıkta.
Ver cüceye, onun olsun şairlik,
Şimdi gözüm, büyük sanatkarlıkta.
Öteler öteler, gayemin malı;
Mesafe ekinim, zaman madenim.
Gökte saman yolu benim olmalı;
Dipsizlik gölünde, inciler benim.
Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...
Necip Fazıl KISAKÜREK
_________________
Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
Önceki mesajları göster:
Tüm Mesajlar
1 Günlük
7 Günlük
2 Haftalık
1 Aylık
3 Aylık
6 Aylık
1 Yıllık
En Eskiden Başlayarak
En Yeniden Başlayarak
1
. sayfa (Toplam
1
sayfa)
BilimNET Forum Ana Sayfa
»
Edebiyat - Ustalardan
Geçiş Yap:
Bir Forum Seçin
İnternet ve Teknoloji
----------------
İnternet, Teknoloji ve Güvenlik
Programlar
Web Tasarımı
PHP ile Web Programlama
Yapısal Programlama Dilleri ve Programlamaya Giriş
JAVA ile Programlama
Assembly ve Ters Mühendislik
Server ve Hosting
Pozitif Bilimler
----------------
Genel Bilim
Fizik ve Astronomi
Kimya
Biyoloji
Enerji ve Elektrik-Elektronik
----------------
Elektronik
Enerji ve Elektrik
Robotik ve Otomasyon
Siyaset
----------------
Türkiye Siyaseti
Dünya Siyaseti
Siyasi İdeolojiler
Ekonomi
Sosyal Bilimler
----------------
Kişisel Gelişim
Felsefe ve Sosyoloji
Psikoloji
Tarih ve Kültürler
Dini Bilimler
----------------
İslamiyet
Hristiyanlık
Risale-i Nur
Mevlana
Kültür, Sanat ve Edebiyat
----------------
Edebiyat - Sizlerden Gelenler
Edebiyat - Ustalardan
Kitaplar
Diğer Sanatlar
Meslek ve Ticaret
----------------
İş İlanları
İş Arayanlar
Meslekler
Genel
----------------
Serbest Kürsü
Eğitim
Savunma ve Silah Teknolojileri
Metafizik, Parapsikoloji, Telekinezi
Bilimnet Bilgi ve İletişim Grubu
English Categories
----------------
General Science
Bu forumda yeni başlıklar
açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap
veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı
değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı
silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy
kullanamazsınız
,pozitif,bilim,insan,yaratilis,yaratilis,camur,çamur,seramik
Powered by
phpBB
© 2007, 2008 phpBB Group | Türkçe Çeviri:
phpBB Türkiye
& Erdem Çorapçıoğlu
Style:
phpBBtema