Tarih: Cmt Mar 22, 2008 11:46 pm Mesaj konusu: Özelleştirmeler ve Ateist Akrabalarımla Tartışmalarım
Site Admin
Kayıt: 04 Nis 2007 Mesajlar: 162
Geçengün Edirneden bazı akrabalarımız geldi babaannemin evine. Çıktım yukarı eniştem içerde. Neriman yengemde balkonda. Önce eniştemin yanına girdim tabi kısa bir muhabbet daha sonra balkona Neriman yengemin yanına geçtim. Onunlada muhabbet ederken bir anda konu siyasete girdi. Neriman yengem Recep Tayyip ERDOĞAN'ı klasik solcu savı ülkeyi satmakla suçlarken bende hemen daldım konuya ne satılması özelleştirmelerin adını ülke satılıyor olarak değiştirmeyin dedim.
Garip tabi serbest piyasanın gerektirdiği sistem bu. Atatürkün getirdiği sistemde bu...
Hele daha cumhuriyet ilan bile edilmeden 17 Şubat- 2 Mart 1923 tarihlerinde Atatürkün önayak olmasıyla ilk iktisat kongresi düzenlendi. Tabiki ekonomiye devletimizin kurucularıda çok fazla önem veriyordu ki daha Cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresini topladılar...
O zamanlar bu kongrede toplananlar karma ekonomi modelini benimseyerek devletin özel sektör tarafından kurulamayan işlere el atması gerekliliğini savundu. Özel sektör tarafından kurulamayan işlerde kurulmaya başlandımı özelleştirilmesi gerekliliği ise bu alanların devletin elinde tekelleşmemesi için ve devlete yük olmaması içinde çok büyük bir zorunluluktur pek tabiki. Atatürkünde mutlak amacı devletin ileride direkt ekonomik faaliyetlerden çekilmesiydi..
Turgut Özalda Atatürkten sonra ikinci kongreyi toplamış ve Atatürkün izinden giderek büyük adımlar atmıştır. Bu sırada özel sektör ağırlıklı ekonomi modeline geçilmesi kararı verilip kamunun ticaret ve sanayiden uzaklaşması gerektiği kararlaştırılmıştır. Her iki liderde yerli yabancı bütün tekellere tümden karşı çıkmıştır...
Atatürkün sözlerine bakınız "..zannolunmasın ki, biz ecnebi sermayeye karşı bulunuyoruz. Hayır, bizim memleketimiz çok vasidir, say ve sermaye ihtiyacımız vardır"...
İşte Atatürkte hızlı kalkınma için dış sermayeye büyük bir ihtiyaç olduğunu çok net bir şekilde görmüştür. Şu sözlerinide hatırlamak gerek "Memleketimizi az bir zamanda mamur etmek için milletimizin gayri kâfi sermayesi karşısında haricin sermayesi vesaitinden, ihtisasından istifade etmek hakiki menfaatimizin iktizasındandır".. Atatürk, İktisat bakanı Mahmut Bey ile teknolojik dış yardım almak için ecnebi bir firma ile anlaşma yaptıklarını ve yabancı sermayeye teminat vereceğinide söylemekten kaçınmamıştır.
Bu konular bir yana Neriman yengemle tartışmamız başlamadan önce bana ÖSS sınavımın nasıl geçtiğini sordu. İşlerimi bir yana bırakıp 2 ay gece gündüz çalıştım ve Allahın izniyle yüksek bir puan bekliyorum dedim. O da iç çekip ah bende kızımı bir derse oturtabilsem dedi. Bütün gün televizyon ve internet başından ayıramadığını sözlüyor. Birde hastahane hastahane kızının kilolarına çözüm aramak için geziyormuş. Gerçi o kadar yemeği yiyip bütün gün elim suratımda bende televizyon izlersem öyle olurdum herhalde...
Tam siyasi tartışmalarımız sırasında başörtüsü meselesi açılır açılmaz kendi kızını aniden unuttu nedense ve önyargılı ve mantık dışı sözlerle başörtülü kardeşlerimi suçlamaya başladı. Bende boş durmadım ve dedimki gittiğim kurslarda tanıdığım çok zeki türbanlı kadınlar vardı dedim. Bunlar okumalıydı şu kahrolası Türban önyargınız yüzünden gül gibi kadınlarımız okuyamadı dedim. Zaten onlarda inanılmaz bir cevher var. Azim ve çalışkanlık var...
Kızını zorla okutmaya çalışan Neriman yengem tabii direkmen layıqız ayaklarına yatmaya başladı yine. Ben dedim onlar okumalı özgür bir ülkedeyiz ve yanlış bir sistemleyiz dedim. O ise hayır efendim biz layıqız işte. Neden dedim; layıqız dedi. Tamamda layıqlık nedir dedim olmaz layıqız dedi Bu böyle sürüp gitti...
Sonradan komünist ve doğal olarak ateist olduklarını öğrendim. Tartışmalar dini konulara kayınca gece 3lere kadar sağlam bir konuştuk fakat eniştemle. Çünkü Neriman yengemle bir yere varılmazdı. Aynı kelimeleri papağan gibi tekrarlardık
Konuştuk konuşmasınada enişteminde çok enteresan çelişkileri var. Bana diyor ki ben bilimden öte bir şey tanımam. Bir süre sonra tüm bilim dünyasının kabul ettiği big bang teorisinin geçerliliğini ispatlayan verilerden bahsediyorum "ya yok öyle birşey" diye karşı çıkıyor. Dünde yani şu anda gün yeni ağardığını hesaba katarsak geceleyinde aynı konu hakkında bir çok belge götürdüm eline verdim. Gene "yok kardeşim olmaz öyle bir şey" diyor başka bir şey diyemiyor adam. Tırsıyor tabii o kadar zaman bilime inanıp bilim Allaha götürünce insanı
Ateistlerdi ama çok acemiydiler. Hep aynı kelimeleri ben çökertmiş olmama rağmen tekrar tekrar kullanıyorlardı. Birde üstüne üstük beni sabit fikirli ve örümcek kafalı ilan edip yırtacaklarını sanıyorlardı. Bunlardan daha sağlam ateistler geçti elime. Bunlarla tartışmak hiç zevkli olmadı
Tabii işin esprisi bir yana Allah hidayete erdirsin inşallah demekten ve dua etmekten başka çaremde yok onlar için. O kadar sene komünizmin "toprak olcan sonra form geçirip maydonoz veya hıyar olcan" gibi söylemlerine inanarak yetiştikleri için değişmeleri imkansıza yakındır...
Mustafa Uğur AKÇIL
9 Temmuz 2007 _________________ Arkamdan gelme ! Önderin olmayabilirim.
Önümden yürüme ! Seni takip etmeyebilirim.
Yanımdan yürü ki eşit olalım...
( Kızılderili Atasözü )
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız